31 Temmuz 2012 Salı

Yuzugunu takma bari
Parmaklarinda hala tenimin kalintilari var
....

6 Şubat 2012 Pazartesi

Bu bir..

İnsan bazen kusursuz saçmalamalarda bulunabilir.Bu saçmalamalardan güzel manalar çıkartmak da bir nevi borcudur boynumuzun.Nereye kaydeder ki bunları insan? Unutmak istemediğimiz bu zırvalamalar beynimizin hangi lobuna iki seksen üç oda bir salon yer tutar.Var mıdır tekrar tuşu? Yeri gelince,hatırlamak isteyince,olur da konu komşuya anlatası gelince nasıl dile gelir hafıza? Saçmalıyorum ben azizim,azizem.

Ben son zamanlar yok gibiydim.

Dudaklarım üzgün sadece biraz
Belki ellerim.
Ayaklarım çekip gittiler benden
Sen yokken.
Üşümüyoruz hiç
Nasıl derler:
"İçimiz üşüyor."
Ama sen korkma çocuk
Sessiz tehditlerimden de korkma
Hem bilir misin?
Her gün dört kere Boğaz'ı geçiyorum ben.

25 Nisan 2011 Pazartesi

Sana iki

Haklısın yazık olurdu bana sen olsaydın.Senin için kısacık kesilen saçlarıma yazık olurdu yere dökülürken.Seni düşleyerek açılan gözlerime yazık olurdu sabah 5 sularında.Emin ol yazık olurdu birşeylere.En çok da sana belki.Yükünü kaldırmak zordur seni karşılıksız seven birinin.Öyle kolay değildir bir sevdanın yükünü omuzlarına alıp da uzun yollara çıkmak.Hüzün verir.Belki benden uzak kaldığın önemsiz gün ve haftalardan daha da çok acı verir.Uzaklar yabancılaştırır insanı yakınlarına.En sevdiğine uzaklaştırır.En sevdiğine de en çok zararı verir insan.

Sana bir

Aslında birlikte yaşlanabilirdik diye düşünüyorum.Her zamankinden çok sevebilirdim seni.Yaşlanmasak da birlikte uyanabilirdik her sabah.Sen uzun gecelerin sabahında uykusuz olurdun,huysuzluğunu çekerdim kendi sabah sinirimi unutarak.Tek şekerli sade kahveni pencere kenarına koyardım soğusun diye.Özlerdim seni uzun gidişlerinde.Ben özlemenin güzelliğini de senle öğrenmiştim çünkü.Uzun yollar beni düşündürürdü sana.Sen döner gelirdin yine.Evde bayram olurdu,yüzüm gülerdi,içim gülerdi.Isınırdık.Sıcağı,ateşi,seni,beni,sırtımızdan akan teri hissederken.Çok sevebilirdik birbirimizi...çok.Güzel hatırlamanı istiyorum şimdi beni.Omzunda uyuyakalırken,yanında üşüyerek uyanırken hatırla.Bensiz boş yatağında hatırlama sakın.Olur da için acır,özlersin beni diye korkuyorum...

15 Mart 2011 Salı

Yolun ortasında bisikletinin zinciri atmış bir çocuk gibiydim.Takılıp düşmüş,diğerlerinden geride kalmıştım.Dizlerim yaralanmış,kaldırıma oturmuş yeniden takmaya çalışıyordum zinciri dişlilere.Bir takabilsem yeniden çıkıcaktım sanki yola.Çabalıyordum.

18 Aralık 2010 Cumartesi

Acı.

Ben damarlarımda hissettim seni.Kokunu ciğerlerimde hissettim.Keskinliği burnumu yaktı.Kanadım.Sevgimden,ilgimden,utanmazlığımdan.Kanadım.Ama güçsüzdün sen.Yenilmeden,sevişmeden,ağız tadıyla iki kavga etmeden dönüp gitmek kolaydı sana.Biliyorum.Aslında boş şimdi bize dair söylenebilicek herşey.Çünkü biz bile kalmadı ki ortada.Ama bilesin,ben böyle oldukça senin de gülemiyecek içinde bir yerlerin.Ben ağladıkça,sanki birisi tırnaklarıyla kazıyormuş gibi gelicek hep kalbini.Ve ben sevdikçe seni sevgilim,emin ol hiç rahat etmeyecek senin için.Ha geçmeyecek mi,elbette geçicek.Ama o gün de sen dönüp geliceksin bana.Bıraktığını harabeyi görmeye,yine inşa edip sonra yine yıkmaya geleceksin.İşte o gün de ben dönüp gideceğim ardıma bakmadan.Zor da olsa,gideceğim.